Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dil ne olursa olsun...

Bazı sesler arka planında taşıdıklarıyla görünüşünden fazlasını vaat ederler. Şiiri seslendirdiğimizde de çoğu zaman kağıttakinden fazlası yürür içerimize. Bu durum aslında sesin çıktığı kaynaktan münezzeh ancak sesin asıl oluştuğu ilk kaynaktan ibarettir. Dil ne olursa olsun özellikle "acı" bir yolunu bulup hissettirir kendisini. İşte olduğundan fazlası "bir şarkı"...

“BEN SENİ SONRA ARARIM” VE “PASLI ÇİÇEK” ÜZERİNE SÖYLEŞİ

İdris Ekinci sordu, Özgür Ballı ve İrfan Dağ cevapladı.
Ben Özgür Ballı’nın şiirlerinde hep bir içtekileri dökme, açığa vurma görüyorum. Bunu hep cins bir dil kullanarak yapıyorsun, burayı biraz anlayabiliyoruz. Tekrar geri toplamaya çalışsan, bize hangi yolu tercih edeceğini anlatabilir misin?
Sanırım bildiğim tek yol bu. Yani aslında dökerken toplamak gibi, farkına varmak gibi sevgili Hocam. Kabullenmek gibi, biraz daha acıtarak yazarken, okurken biraz daha iyileşerek belki. Tekrar geri toplamaya çalışsam ne kadar başarılı olabilirim, bir kere dökülen şey, nasıl toplanırsa toplansın, değişmiş, bozulmuştur belki biraz değil mi? Tekrar geri toplamaya çalışmıyorum, dökülen dökülsün, kalanlar bana yeter, yetiyor. Hayat böyle bir şey değil mi zaten, hayat bunların toplamı değil mi? Bak burada da bir iç döküş yaşanıyor belki şimdi, şu anda yani. Geri toplamaya gerek var mı sence?
Bence her şey olduğu yerde kalsın. Biraz içe dönük hayatına değinmek istiyorum. Senin açından içinde bulunduğun ha…

"PASAPORTSUZ TÜRK" VE "HANGİ ANAHTAR" ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Hüseyin Karacalar sordu, Aziz Mahmut Öncel ve Mustafa Melih Erdoğan cevapladı.
Öncelikle Aziz Mahmut'la başlamak istiyorum. İlk kitap ve ilk heyecanı yaşıyorsun. Pasaportsuz Türk sonunda çıktı hatta çıkması kaçınılmazdı. Bu söyleşimizde okuyucularımız için kitap hakkında ipuçları verelim istiyorum. Kitabın ismi nereden geliyor? Pasaportla Türk arasındaki bağı bizlere açıklar mısın?
Nasıl Pasaportsuz Türk olmasın ki! Yasadığımız dünya bizlere çok pahalı pasaportlar sunuyor. Gündelik yaşantılar çok basit şeylerin çok pahalı vizeleri, pasaportlarıyla hiç görülmemiş bir koşturmacaya dönüyor. Hangi köşeyi dönsek biri çıkıp kişiliğimizden bir şey istiyor, nereye baksak haksız bir bedel isteniyor. Bizler de kuzu kuzu boyun eğiyoruz. Bu küçük neden. Bir de asıl mevzu var. Ben şiir yazıyorsam bunun coğrafya ile bir ilgisi var. Daha doğrusu şiir yazmaya iten sebeplerden biriyle bir ilgisi var. Ben Türkiye dediğimde Osmanlı’nın varisi bir ülkeden bahsediyorum. Bu da ilk planda Bosna'dan Su…