Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

aşkar günlüğü-6/kuşetli yolculuk

Daha önce bir tren yolculuğu gerçekleştirmiştik Aşkar ekibi olarak. Sivas'tan İstanbul'a kompartmanda şiir okuyup, muhabbet ederek gerçekleştirdiğimiz harika bir yolculuktu. Şu kompartmanın keyfini hiç bişey vermiyor. Bu seferde Ankara'ya Mavi Tren'le gittik. Ben Aziz Mahmut, Hüseyin Karacalar, İdris Ekinci ve Melih Erdoğan çok eğlenceli bir gece yolculuğu yaptık. Dört kişi birlikte şiir yazarak, müzik dinleyerek, edebiyat ve türlü meseleler konuşarak başladı yolculuğumuz.
Ankara'ya varır varmaz ilk işimiz Hacı Bayram-ı Velî makamına çıkmak oldu. Çevremizdeki sıkıntılı hava caminin görünmesiyle değişti. Ankara'daki ilk nefesimizi burada aldık. Buz gibi bir havada aldığımız abdestle ısıttık içimizi. Sonra nefesimizi tutup Kızılay'a... İhtiyar'a uğradık. İkinci nefes burada Osman Özbahçe ile... İbrahim Abi de pek bir sıcak adam doğrusu... Sevgili dostumuz İlhan Kayhan da katıldı bize.
İsmet Özel Konferansı sonrası çok sıcak bir sohbet bizi bekliyormuş meğer. H…

Aşkar Dergisi 21. sayı

İÇİNDEKİLER
ŞİİR YİĞİT Fatma Şengil Süzer YENİ BİR MEVSİM SAYFA BİR Ahmet Murat HANGİ TARLALARDAN NİÇİN? İdris Ekinci ÖLÜMETRETÜRKSalim Nacar G EL SENİNLE İP ATLAYALIM, İPİN UCUNDA DÜNYA DİĞER UCUNDA UÇ OLMAZSA ERİĞE DÜŞERİZ İrfan Dağ ARIAL 12 PUNTO Özgür Ballı SALATAMDA LİMON ÇEKİRDEĞİ Mustafa Melih Erdoğan ARINMA RİSALESİ Süleyman Unutmaz TAKVİMİN YANLIŞ SEÇİLEN RESMİ Rıdvan Ünal AĞIR CEZA Aziz Mahmut Öncel ŞOK ŞOK ŞOK!!! Ali Karan SARKAÇ İlhan Kayhan NİETZSCHE KUSURSUZDUR Ertuğrul Rast ÖVGÜ Ozan Can Türkmen KONUŞKAN CIZLAVIT Hikmet Çamcı THICK STICKY NOTE Mehmet Raşit Küçükkürtül
HİKAYE KOMİK OLUYORSUN İLYAS Mustafa Çiftçi SON ANAHTAR VE BAŞKA İHTİMALLER1 Aykut Ertuğrul BİR KIŞ MASALI Akif Hasan Kaya İKİ ÖYKÜ Yılmaz Yılmaz MELODİK MELODRAM Aysun Ellidokuzoğlu YILDÖNÜMÜ Nihan Kaya İŞ KAZASI Meral Afacan Bayrak EŞİK Mazlum Dirican
SÖYLEŞİ Ali Ayçil: “DENEMELERİMİN LİFLERİ AYRIŞTIRILDIĞINDA, BİRÇOK ŞİİR DİZESİNE RASTLANABİLİR.” Söyleşi: İdris Ekinci AYKUT ERTUĞRUL’LA, KİTABI ‘KEYFEKADER KAHVESİ’ VE ÖYKÜ ÜZERİNE KO…

alıntı defteri (4)

mehmet raşit küçükkürtül

13 ocak 2012 tarihinde ibrahim karagül, yeni şafak'taki köşesinde "allah belanızı versin!" başlıklı bir yazı yayınladı. ilk üç paragrafını alıntılıyorum:
"o resmi gördünüz mü? ya da o görüntüyü? bu görüntüler nasıl verilir, nasıl karartılır, ekrana nasıl yansıtılır? insan ırkının en aşağılık hallerinden birine tanık olduk bir kez daha. afganistan'daki abd askerlerinin öldürdükleri taliban mensuplarının cesetlerine uyguladıkları muameleye... onların taliban üyesi oldukları bile meçhul. öyle bile olsa, dünyanın en azılı suçluları bile olsa, o rezil görüntüdeki askerler kadar hiç kimse iğrençleşemez. bu bir kültür.. bu, iddia edildiği gibi münferit bir olay değil. birkaç kişinin macera arayışı, sınırı aşan davranışı değil. on yıldır benzeri onlarca olaya tanık olduk. haberdar olamadığımız yüzlercesi belki binlercesi var. afganistan'ı işgal eden bir ülkenin, terörle savaş adı altında yerkürenin her köşesinde benzer çirkinliklere imza atan b…

Aşkar’ın 2011 Çetelesi-1

Dergilerin çok az okur ancak çokça yazar ve şair bulduğu bir zamana erdik. Nereye baksanız, baktığınız yanda yeni şairler var; bunların şiirle aidiyet bağı kurmadıkları gibi, ne teklif ettiklerini anlayabilmek konusunda sıkıntılar yaşamaktayız. Dergiler üzerinden bel altı çalışan tetikçiler ve bunları yönlendiren örgüt yöneticileri… Hedef gösterip, tetikçilerin kırıp dökmelerini isterler! Bu mizansen hep, türlü gerdan kırmalar ve bin türlü dümen suyuna girmelerle varlığını sürdürecektir. Türk edebiyatında kalıcı olanı arayanlar ise mesaisinin farkında olup da bu mesaiye sabırla devam edenler: Edepten geliyorsa sebep, gereğini bellemeli.
Böylesi çetrefilli bir ortamda, 2011’de dört sayı çıktı Aşkar. On sekizinci sayı ile birlikte mizanpajını değiştirdi, edebiyat dergiciliği namına iyi bir sıçrama yaptı. Hemen hemen her sayısında 90 kuşağını eleştirdi ve anlattı. Yeni şairlere kapılarını açtı ve olanaklar sağladı. Türk edebiyatının yörüngesinde değişim yapabildi mi? Hayır. Ancak sarstı…

aşkar günlüğü - 2

İnce Sanatlar Fakültesi

Özgür Ballı 

Ben Bakü’ye gittim. Hava alanında beni tedirginlik karşıladı. Polislerin kıyafetleri yeşil, hani bizim polislerin 30 sene önce giydikleri gibi. Çok benziyor.
Bakü bizim 30 sene önceki halimize benziyor. Buna üzüldüm.
Sokaklarında yürüdüm Bakü’nün. Eski Şehir (Old City) dedikleri bir yer var, orayı çok sevdim. Şair heykelleri var meydanlarda. Güzel Sanatlar Fakültesi yerine, İnce Sanatlar diyecek kadar içliler. Sanata verdikleri önem, resim galerileri, kitapçılar...
Küçük bir kitapçının raflarında, kitapların üstünde uyuyan gri bir kedi gördüm.
Trafik çok feci durumda. Sürekli kornaya basıyor insanlar. Ama kimse arabalarından levye ile inmiyor mesela. Bu beni çok sevindiren bir şey.Onlar bize, Türkiyelilere bir millet iki devlet diye bakıyorlar ya hani, biz onların şivelerine gülmek dışında ne kadar önemsiyoruz diye düşündüm onları.
Ben Bakü’ye gittim. Gezmek için değil, iş için gittim. Kalabalık bir grupla.Gördüğüm Bakü’yü sevdim bir yanıyla. Bir yanıyla …

Sıfatların Kullanımı

Bazı sıfatlar mutlaka mevsufun ilk sıradaki sıfatı olmalıdır.
Misal: Ahlaklı, dürüst, namuslu vs.
"Atıf ahlaklı ....., ....., ..... bir adamdır"
Bu sıfat çeşidi kendisinden sonra gelen sıfatları manidar kılar. Meseleye tersten yaklaşacak olursak, bakın cümle ne hale geliyor:
"Atıf zekidir, zengindir, genel müdürdür, iyi şairdir fakat ahlaksızdır."
İmdi düşünelim. Yaşadığımız zamanlarda en çok itibar gören ilk on sıfatın içine hangi sıfatlar giriyor. Yoksa ...!?

aşkar günlüğü - 1

sarkozy diye bir küfür... 

bingöl'deyim üç-dört gündür. dostum ekinci burada öğretmenliğe başladı, onun yanındayım. aşkar'ı konuşuyoruz. bir yandan 21. sayının çıkması yakın, onunla ilgili meseleler oluyor. aşkar'dan arkadaşlarla sık sık telefonlaşıyoruz. her biri, bir yerde... özgür abi, azerbaycan'dan yeni dönmüş. dostum karacalar, haftalık 46 saat derse girme işkencesine iki hafta maruz kalmayacakmış. ilhan abi, bu aralar diplomasını alacakmış. 
bingöl'ü karların kapladığı şu üç dört günde birkaç tevafuk oldu. bir aşkar bibliyografyası yapsak mı diye konuşurken ekinci'yle, irfan abi telefon edip 2011 yılındaki aşkar'ların bibliyografyasını yaptığını haber verdi. 
biraz önce ise kendisini anmaya bizi mecbur bırakan bir tevafuk oldu. irfan abi ve ekinci  "leyla ile mecnun" dizisini  devamlı izliyorlarmış. ekinci, irfan'ın hatırına bugün sen de izle dedi. başladık "leyla ile mecnun"u izlemeye. ismail karakterinin sahildeki sarkozy küfrü…

...

Editör, derginin amelesidir!

Aşkar Dergisi editörü İdris Ekinci’yle editörlük kurumunu, esere müdahaleyi, editöryal sorumluluğu konuştuk..
Güncelleme: 09:30, 09 Ocak 2012 Pazartesi

Dosya ve ürün gönderme anlamında şairlerle dergi editörlerinin sorun yaşadığı bir gerçek. Bu gerçeğin yanında birçoğumuzun bittecrübe yaşadığı gönderilen ürüne editörün müdahalesi de konuşulması gereken konular arasında. Kırgınlıklar, verilen tepkilerle birlikte şiir kamusunda bir karmaşanın yaşandığını söyleyebiliriz. Bu soruşturmanın amacı ve gerekçesi, editörlük kurumunu sorgulamanın yanında yaşanan bu karmaşaya bir ışık düşürmek ve genç şair veya şair adaylarının zihnini belli bir netliğe kavuşturmaktan ibarettir. Umulur ki faydalı olur.
Aşkar Dergisi editörü İdris Ekinci’yle editörlük kurumunu, esere müdahaleyi, editöryal sorumluluğu konuştuk..

Editöryal sorumluluktan ne anlıyorsunuz?

Editöryal sorumluluk, bir yayın organının sağlıklı ve sağlam yürüyebilmesi için ortaya konulması gereken duruştur. Editör, bu sorumluluğu üstlenmekle ken…

dipdalga'da söyleşmişiz

AŞKAR Dergisi'nin editörü İdris Ekinci'ye sorduk.

Pzt, 12/12/2011 - 02:10 tarihinde dipdalga'da yayınlandı.


Sivas’ta yayınlanan AŞKAR Dergisi'nin editörü İdris Ekinci, dipdalga.net’in sorularını yanıtladı.

1.Bölüm

* Kültür-sanat alanında bir kastlaşmadan bahsedebilir miyiz?

c- Kastlaşma her alanda var, sadece kültür ve sanatta değil. Yalnız, bu durum gerçek sanat ve kültür adamlarını korkutmaz. Onlar üzerlerine düşen görevleri her şartta yerine getirirler. Görüntülere hiçbir zaman aldanmamak lazım.

* Şöhretli yazarların, çok satan kitapların; bu güce ulaşmasında niteliğin yeri nedir?

c- Bazılarında nitelik hiç yok denilemez fakat çoğunca modern hayatın azdırdığı reklam politikası ve maniple hareketleri olmamışı olmuş gibi gösterebiliyor. Birazcık zekâya sahip olan ve biraz çalışan bu durumu rahatlıkla fark eder. Ama tabi yeniyetmeler için durum biraz karmaşık. Onların işi daha da zor. O “birazcık zekaya sahip olanlar”ın rahat davranmaması gerek.

* Büyük sermaye gücüne sahip ya…

alıntı defteri (3)

mehmet raşit küçükkürtül
istiklâl marşı derneği'nin internet sitesinde cumartesi günleri "desem öldürürler, demesem öldüm" köşesinde ismet özel, nesir yazılarına devam ediyor. 31 aralık 2011 tarihindeki, "ismet özel de kim oluyor? ithâm etme hakkını nereden alıyor? (I)" yazısından iki alıntı:
"10 kasımlarda içki satılmadığını hatırlarım. birileri içkiyle cesaret bulup alenen sövmesin diye. yine hatırlarım ki, (boşuna arap komserin oğlu olmadık) 29 ekimlerde sokak serserilerine bedava şarap (bilhassa fener alayları öncesinde) verilirdi: 'yaşasın cumhuriyet!' diye bağırmaları için. "
"yıl 1982 idi sanırım; fethi naci “kötü birer sarhoş oldular” dedi bana. bunu bana, ben ismet özel’e, 1974 sonrasında kafa çekmeyen kişiye söyledi. bahsettiği insanlar turgut uyar ve edip cansever’di. bu sözler karşısında fethi naci’nin yüzümü bu şairlere buruşturacağımı zannettiği ihtimaldir. oysa fethi naci’nin hiç tahmin etmediği şey oldu. ben bilakis, gözlerim…