Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

UYKU KUŞU ÜZERİNE

İdris Ekinci Sivas’ta yaşıyor.  Uyku Kuşu ilk şiir kitabı. Ebabil yayınlarından çıktı. Ürün konusunda bereketli bir kaleme sahip İdris Ekinci.  Hece’de, Dergah’ta Karagöz’de ve Aşkar’da şiirlerini, poetik ve inceleme yazılarını sürdürüyor. Aşkar dergisi ise dostlarıyla birlikte çıkardığı samimi bir çabanın ürünü. İlk günkü heyecanla yoluna devam ediyor Aşkar. İdris Ekinci’nin şiirini bazı şairlerimize sorduk. Ali Emre, Hayriye Ünal, Ali Ayçil ve Mustafa Köneçoğlu görüşlerini bizlerle paylaştılar…
ALİ  EMRE:
"Diri bir şiir yazıyor İdris Ekinci. Canlı, konuşkan, içten dizelerle kuruyor şiirlerini. Sivas’tan, şairinin biyografisinden büyük kentlere ve başka dünyalara açılan, sonra tekrar kendine, kendine özgü coğrafyasına ve duyarlılık evrenine dönen bir şiir bu. Hem sözcük dağarı açısından böyle hem de temaları, içeriği açısından. Uyku Kuşu’ndaki şiirler, belli bir zaman diliminde peş peşe yazılmış gibi bir izlenim bırakıyor ilk bakışta insanda. Epey bir süre beklemiş, hazırlanmış, sö…

YAZIM ŞAHİDİM OLSUN

! Eleştirilen bir daha öykü yollamıyor! Aşkar dergisi öykü editörü Hasan Kaya'yla konuştuk. 30 Temmuz 2011 Cumartesi 12:00
Öykü beni çoğaltıyor
Merhaba, öncelikle kendinizden bahsedebilir misiniz?
Ete kemiğe büründüm, Akif Hasan Kaya diye göründüm. O gün bu gündür, güneşin altında Allah’ın kullarından bir kul olarak nefes alıyorum. Bundan başka bazı teferruatlar da yok değil: 1977’de Balıkesir’de doğmuşum, öykü yazıyorum, Bahadır ve Zeynep adında iki çocuğun babasıyım. Beni, İslam beldesinde, Müslümanların arasında halkettiği ve bana pırlanta gibi dostlar bahşettiği için Allah’a hamdediyorum. Sizin için öyküde soyut kavramlar mı yoksa somut kavramlar mı kargaşa yaşar? Bu bağlamda öykü sizin için nedir? Bir kere öykü plastik bir uğraştır. Yapma bir şey yani. Bizim kurguladığımız, elimizde yoğurduğumuz,  yıkıp, tekrar yaptığımız bir şey. Öyküye ulvi, yüce anlamlar yükleyip, bunun üzerinden yazarına da değişik makamlar bahşetmenin âlemi yok. Bundan başka diğer meseleler yazarın tercihi ile a…

Ekonomik strüktüre bir işaret

Aşkar Dergisi 18. Sayısıyla beraber yeni bir görünüme büründü.  Derginin 2007 Nisan ayında çıkan ilk sayısıyla son sayısı  arasındaki fark istenince neler yapılabileceğini gösteriyor. Bu görünümle Aşkar yeni bir döneme de girmiş oluyor. Çünkü  başından beri dergiye editörlük yapan İdris Ekinci’nin yanına sevgili ağabeyimiz Hüseyin Karacalar da dâhil oldu. Bu sayıda doksan döneminin usta üç şairi; Cevdet Karal, Hakan Şarkdemir ve Ali Ayçil dosya konusu olarak işlenmiş. Yayına başladığı tarihten itibaren kaliteli şiirler okuyabildiğimiz Aşkar Dergisi’nin bu sayısında da şiirler geniş yer kaplamakta. Yine enfes hikâyeler ve dosyada ki şairlerle yapılan röportajlar üzerinde dikkatle durulması gereken diğer çalışmalardır. Bu çalışmalar arasında ki Üstad Sezai Karakoç’un kitabıyla aynı ismi taşıyan Ferhat Nabi Güller’in kaleme aldığı “İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü” başlıklı yazısına değinmek istiyorum. Öncelikle şunu asla akıldan çıkarmamalıyız ki İslam dininin her konuda söyleyeceği b…

Bir kıblemin olduğunu annemden öğrendim ben

ALİ EMRE1978 doğumlu İdris Ekinci'nin ilk şiir kitabı Uyku Kuşu. 64 sayfa. 17 şiir var içinde. Diri bir şiir yazıyor İdris Ekinci. Canlı, konuşkan, içten dizelerle kuruyor şiirlerini. Sivas'tan, şairinin biyografisinden büyük kentlere ve başka dünyalara açılan, sonra tekrar kendine, kendine özgü coğrafyasına ve duyarlılık evrenine dönen bir şiir bu. Hem sözcük dağarı açısından böyle hem de temaları, içeriği açısından. "Bir kıblemin olduğunu annemden öğrendim ben" dizesiyle bizi kendi oluşuna, dünyasına çeken şair, aynı zamanda "Tüh be boyfriendi olacaktım o kızın nasibim diyecektim / Kapmışlar maça götürmüşler teğel nedir bilmezken" dizeleriyle de güncel fakat farklı kültür ve algı düzlemlerini şiire dâhil etmektedir. Konuşarak yazması ve içtenliği daima gözetmesi, onu eskitilmiş bir lirizme hapsetmiyor. Son çözümlemede lirik bir şiir evrenine sahip Ekinci. Duygu açıklamaları ağırlıklı bir yer tutuyor kitapta. Güncelliği de algı biçimleri de şairine bitişip…

aşkar 19 tanıtım/star gazetesi

AŞKAR Aşkar; 19. sayısında İsmet Özel’i ağırlamış. İstiklâl Marşı Derneğinden, edebiyata ve şiirin sorunlarına ilişkin geniş oylumlu İsmet Özel mülakatı sıradan söyleşilerin uzağında bir konuşma olmuş. “Türk milleti şiirle doğduğu için bizim hayatımızda şiirin yerini tutacak başka bir değer işaret edilmez. Yani... Bizim felsefe, bilim, bütün bu zihnî faaliyetler içinde şiir, sadece öncü bir kuvvet olarak kendini göstermez aynı zamanda bir yerine getirici, bir ikâ edici faaliyettir. Biz nihaî olarak neyin nerede yer edindiğini şiirle anlarız.” diyen Özel, şu cümlesiyle de Türk şiirinin yeri konusunda önemli bir tespitte bulunmuş. “Daha iyisi yapılabilir anlayışı bakımından Türk şiiri, kesinlikle dünya şiirinin üstündedir”
http://www.stargazete.com/kultursanat/cahit-zarifoglu-ada-da-ismet-ozel-askar-da-haber-373035.htm

Ah’lar Ağacından Bir Yaprak Daha:
Ah! Didem Madak

1970 doğumlu. Lise eğitimini İzmir’de tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi sevdiğinden hiçbir zaman yeterince “düzgün insan” olamadı. Tezgahtarlık, sekreterlik, anketörlük gibi işlerde çalıştı. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayınlandı. Grapon Kağıtları isimli ilk kitabı İnkılap Kitabevi Şiir Ödülü’nü aldı.
Yukardaki satırlarla tanıtılıyor Didem Madak , 2002 yılında yayımlanmış Ah’lar Ağacı kitabının girişinde. Ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi sevdiği doğrudur ama hiçbir zaman yeterince düzgün bir insan olamadığı konusunda kendisiyle hemfikir değilim.
24 temmuz’dan bu yana bu satırları yazabilmek için bu yazının başına defalarca oturdum. Grapon Kağıtları, Pulbiber Mahallesi kitaplarını da okudum ama Ah’lar Ağacı kitabı bir başka. Ah’lar Ağacı şiiri bambaşka.
24 temmuz 2011 tarihinde kolon kanserinden öldü Madak. 41 yaşındaydı.
Şimdi onun için bir güzelleme yazmak niyetim vardı, ama sonra gördüm ki, gü…